TRAMPA - Mal Değiş Tokuş

GİRİŞ

Trampa, Borçlar Kanununda satış hükümlerinin kıyasen uygulanan bir sözleşme nevi olmasına karşın, ekonomideki önemi ve mal değişiminde sirkülasyonu sağlayıcı fonksiyonu ile önem arz etmektedir. Trampanın doğuşu,Roma Hukukundaki yeri,818 sayılı Borçlar Kanunu hükümleri,6098 sayılı Türk Borçlar Kanununda getirilen yeni hükümler, uygulama alanında ve ticaret hayatında trampa incelenmiştir.

I-TARİHÇE

Ticaret, kişi ya da toplumların kazanç sağlamak amacıyla giriştikleri ve bir yerden başka bir yere taşımak zorunda oldukları her türlü ham ya da işlenmiş mal,hizmet, değer, yiyecek gibi şeylerin alım satımını, değiş tokuşunu kapsayan ekonomik bir etkinliktir .Dünya ticaretindeki gelişme, dünya ekonomisindeki büyümeyi desteklemiş ve teknolojik alandaki köklü değişimler ile her zaman paralel gitmiştir. Ekonomi ise en genel anlamda değerlerin (servetin, doğal kaynakların,ürünlerin) üretim, bölüşüm, dağılım ve tüketim sürecini araştıran toplumsal bir disiplindir ve bilim olarak I7.yy' da kurulmuştur.

Dünya üzerinde ticaret Taş Devrine kadar geri gitmektedir. Başlangıç döneminde insanlar yiyeceklerini avcılık ve toplayıcılıkla, daha sonraki dönemlerde ise üreterek elde ediyorlardı. Küçük üreticiler yaşamlarını sürdürmek ve geçinmek için bazı malları üretmeye başladılar. Gereksinim duydukları bir çok başka mal da vardı. Zamanla gereksinme duydukları şeylerle ellerinde bulunan şeyleri değiş tokuş edebileceklerini fark ettiler. Böylece gereksindikleri malları elde etmek için ellerinde ürün fazlası kalacak miktarda üretim yapmaya yöneldiler ve trampa dediğimiz değiş tokuş ortaya çıkmış ve ticaret de böylelikle doğmuş oldu. Trampanın ilk yakın komsular arasında, daha sonra da uzak köyler ve daha büyük topluluklar arasında uygulanmaya başladığı görülmektedir.

Ticaret önceleri Akdeniz'de, Nil, Ürdün nehri, Fırat ve Dicle nehirleri vadilerinde (Mezopotamya); Kızıldeniz, Lut Gölü ve Körfez kıyılarında başladı.
Nil'in verimli topraklarındaki zenginlik sayesinde Mısır, ticaretin bu başlangıç aşamasında belirleyici bir rol oynadı ve Asya ülkeleriyle düzenli ilişkiler kurdu.
Mısır'ın dışalım ürünleri arasında Küçük Asya'dan kereste, fildişi, altın, şarap ve yağ bulunuyordu, dışsatım ürünleri ise tahıl, dokuma ve imal edilmiş eşyadan, özellikle de silahtan oluşuyordu. Ticaret karadan yapılıyor, daha çok trampa biçiminde yürütülüyordu. Zamanla yönetimler ticaretle ilgilenmeğe başladılar, ticareti özendiriyor, kimi zaman da denetliyorlardı. Para henüz kullanılmıyordu ama alış veriş yapanlar arasındaki trampa işlemleri kolaylaşmıştı.
Ortak ölçek olarak belli ağırlıkta bir metal (altın ya da gümüş) kullanılıyordu.
Sonradan Sâmilerin yerleşmiş oldukları Babil kenti, Güneyden( Arabistan),
Batıdan(Suriye) ve Doğudan(Pers ülkesi) gelen ürünler için Pazar haline geldi. Bu mallar arasında değerli madenler, yün, tahıl ve yapı gereçleri bulunmaktaydı,değerleri de ünlü Hammurabi yasalarında gösterildiği gibi belirleniyordu.

 

II-ROMA HUKUKUNDA TRAMPA

Roma Hukunda Trampa;Permutatio ,Do ut des tipine giren en önemli isimsiz akittir.Bu akitle,tarafların anlaşmasına göre bir malın mülkiyetini diğerine devreder,karşı tarafta başka malın mülkiyetini devretmek borcu altına girer.Malların değiş tokuş edildiği,para biriminin kullanılmadığı bir akittir.

Roma Hukukunda trampanın nevi konusunda tartışmalar çıkmış, Sabinianus’lar, mala karşı mal verilmesini bir nevi alım-satım olduğunu, trampanın alım-satımdan farkı olmadığını savunmuşlardır. Proculianus’lar ise,kimin alıcı kimin satıcı belli olmaması nedeni ile trampayı bağımsız bir akit olarak kabul etmişlerdir.

Trampa akti, taraflardan birinin ediminin konusu olan malın mülkiyetini devretmesi ile meydana gelir ,bu nedenle de ayni bir akittir.Alım-satımdan farkı;alım-satım akdi sadece tarafların rızası ile meydana gelir.Satıcı sattığı malın mülkiyetini devir etmek mecburiyetinde değildir,zilyetliğin geçmesi yeterlidir.Trampadaki borç ise mülkiyeti nakil borcudur.

Iustinianus hukukunda,kendi edimini ifa etmiş taraf diğerinin edimini yerine getirmesini verdiğinin sebebsiz iktisap olduğunu ileri sürerek ,verdiğinin iadesini ister.

III-818 SAYILI BORÇLAR KANUNUNDA TRAMPA

1-Tanımı ve Konusu

Trampa, taraflar karşılıklı olarak bir malla başka bir malı veya hakları değiştirerek mülkiyetini karşı tarafa geçirmeyi üstlenen bir sözleşmedir.

BK.232 .madde “ Satım hükümleri trampada da tatbik olunur. Şöyle ki trampa edenlerden her biri, itasını taahhüt ettiği şeye nazaran bayi ve kendisine verilmesi taahhüt olunan şeye göre müşteri hükmünde tutulur.”
Trampa ile satış arasındaki benzerlikten dolayı kanun koyucu ,trampayı satım sözleşmesine ilişkin kuralların uygulanacağını Borçlar Kanununda açıkça belirtmiştir.
Trampa sözleşmesi tam iki tarafa borç yükleyen borç sözleşmesi olup, haklar ve misli eşya ve tedavül kabiliyeti olmayan para da trampanın konusunu teşkil eder.
Becker’e göre tarafların aynı sözleşmede hem alıcı hem satıcı konumundan hareketle akdettikleri trampa sözleşmesini çifte tipli karma sözleşme olarak nitelemektedir. Bunun dışında trampa sözleşmesi bileşik sözleşme ilişkisi içerisinde yer alan iki satım sözleşmesine dayalı hukuksal yapıdan,doğrudan malların mübadelesine yönelik tek bir sözleşme olarak ayrılır.
Satım konusuna giren her şey trampanın da konusu teşkil etmektedir. Bu nedenle de bir eşya veya hak ile iş görme ediminin mübadelesine dayalı bir sözleşme , mal veya hakların geçici kullanımına yönelik olarak mübadelesine dayalı sözleşmeler trampa sayılmaz.
Trampa, mübadele edilecek malların değeri arasında yaklaşık olarak eşitlik ve dengeyi gerektirir. Değerler arasında eşitlik olmadığı takdirde,fazla değeri karşılamak için bir miktar denklik parası ödenir.Bu takdirde karma bir akit meydana gelir.Şeye ilişkin edime trampa, paraya ilişkin edime satım hükümleri uygulanır.Her iki akide ait hükümler birbirleri ile bağdaştırılmazsa ,edimlerin hangisinin asli,hangisinin fer’i olduğuna bakılmalı ve asli edime ait hükümler bütün sözleşmeye uygulanmalıdır. Denklik parası yan edim niteliğindedir. Edimin para yönü ağır bastığı durumlarda trampadan değil, satım sözleşmesinden bahis edilmektedir. Ödenmesi kararlaştırılan denklik parasının miktarı, trampa değerine oranı da bu araştırmada önem kazanır.
Trampayı çift satıştan da ayırt etmek güçtür. Bir şeyin geçiriminin diğer şeyin geçirimine bağlı olmaksızın yapıldığı,birbirine dayalı iki muamelenin gerçekleştirildiği durumlarda çift satış olmaktadır.Çift satışın hükmü ,satışlardan biri geçerli olmasa bile diğerinin geçerliliğini koruyabilmesidir.Oysa ki trampada edimlerden birinin doğumundaki sakatlık veya ifasındaki temerrüt tüm sözleşmeyi etkilemektedir.
Trampada borçlanılan edimlerden birinin borçlanılmasının şekle bağlı olduğu durumlarda tüm trampa sözleşmesinin gerekli geçerlilik şeklinde yapılması gerekir. Karşılıklı olarak taşınmazın bir taşınır ile mübadele edilmesini konu edinen trampa sözleşmesinin tapu sicili memurunun gerçekleştireceği resmi şekilde yapılması gerekmektedir.
Buna karşılık tapu kütüğüne kayıtlı olmayan taşınmazların zilyetliğinin birbirleri ile veya taşınır malla trampası şekle bağlı değildir.
İştirak halinde veya müşterek mülkiyetin tasfiyesinde hissedarların her birine bir mal tahsisi trampa mahiyetini taşımaz. Bir malın bir hizmetle mübadelesi trampa değil,karma sözleşmedir.
Barter sözleşmesi,mala karşılık mal verilmesi şeklinde gerçekleşen bir trampa sözleşmesi gibi gözükse de,trampa sözleşmesinden oldukça farklı ve karmaşıktır.
2-Yarar ve Hasarın Geçişi
Borçlar Kanunun 232.maddesi ,yarar ve hasarın satım sözleşmesindeki gibi ,sözleşmenin kurulması ile alıcıya geçeceği sonucunu doğurmaktadır.Öğretide farklı görüşler bulunmaktadır. Stoessel’e göre yarar ve hasar teslim ve mülkiyetin nakli ile geçirilmelidir.

3- Temerrüt
Taraflar malın tesliminde temerrüde düşerlerse , belirli vadeli ticari trampada, Borçlar Kanunu (BK)187.maddesi “ Ticari muamelelerde teslim için bir zaman tayin edilmiş olup ta bayi temerrüt ederse müşterinin teslim talebinden vaz geçerek ademi ifa sebebi ile zarar ve ziyan isteyeceğini kabule cevaz vardır.
Müşteri teslimini istemek niyetinde ise muayyen müddetin inkızasında bayii bundan haberdar etmesi lazımdır.”,
Adi trampada BK.106 maddesi “ Karşılıklı taahhütleri havi olan bir akitte iki taraftan biri mütemerrit olduğu takdirde, diğeri borcun ifa edilmesi için münasip bir mehil tayin veya münasip bir mehilin tayinini hakimden isteyebilir.
Bu mehil zarfında borç ifa edilmemiş bulunduğu surette alacaklı her zaman onun ifasını talep ve teahhür sebebi ile zarar ve ziyan davası ikame eylemek hakkını haizdir; birde aktin icrasından ve teahhürü sebebiyle zarar ve ziyan talebinden vaz geçtiğini derhal beyan ederek borcun ifa edilmemesinden mütevellit zarar ve ziyanı talep veya akdi fesh edebilir.”uygulanır.
Trampada para ödeme amacı olmadığından alıcının temerrüdüne ilişkin kurallar burada uygulanmaz.
4-Zapta Karşı Tekeffül
Trampada, taraflar birine verilen malda bir başkası hak ileri sürerek malı zapteder veya malın kullanılmasına engel olursa,bu malın alacaklısı olan taraf seçimlik hakka sahiptir.BK.233.maddesi “Trampa suretiyle aldığı şey yedinden zaptolunan yahut onu ayıbından dolayı reddeden taraf, muhayyerdir; dilerse zarar ve ziyanı diğer tarafa tanzim ettirir, dilerse vermiş olduğu şeyi istirdat eder.”hükmü bulunmaktadır.Malı elinden alınan kişi ,dilerse bu yüzden uğradığı zararı karşı tarafa ödettirir ya da mal elinden alınan kişi ,ödence istemeyerek,kendisi de karşı tarafa verdiği malı geri ister ve ayrıca menfi zararın ödenmesini de isteyebilir.
5- Ayıba Karşı Tekeffül
a-Taraflardan birinin teslim ettiği mal ayıplı ise diğer taraf dört seçimlik hakkından birini kullanabilir.
aa. Sözleşmeden dönme,bu durumda sözleşmeden dönen taraf ,verdiğini geri alır ve aldığını da geri verir.Ayrıca kusursuz olduğunu ispatlayamadığı durumlarda da uğradığı menfi zararın tazminini ister.BK.108 f.2 uygulanarak karşı taraf kusurlu olmadığını ispat ederek bu tazminattan kurtulabilir.
ab. Kendisinin teslim ettiği şeyin geri verilmesini talep etmeksizin kendisine teslim edilen şeyi geri verme, ayrıca uğranılan müspet zararın tazminini talep edebilir.
ac. Kendisine teslim edilen şeyi muhafaza ederek ayıp dolayısıyla ileri gelen değer eksikliğinin giderilmesini talep edebilir.
ad.Ayıplı trampa konusunun misli şeylerden olması halinde ayıplı şeyin iade edilerek ayıptan ari bir mislinin verilmesini isteyebilir.
b-Her iki tarafında verdiği mal ayıplı ise ,taraflardan her biri kural olarak belirtilen dört seçimlik haktan birini kullanabilir.Ancak bu durumun iki istisnası bulunmaktadır.
ba. Taraflardan biri fesih yolunu seçmiş ise, diğeri başka yola gitmek ,örneğin kıymet noksanını tazmin ettirmek isterse dahi feshe hükmedilmelidir.
bb. Tarafların seçtikleri yolların birbirleri ile bağdaşması mümkün olsa dahi,örneğin her ikisi de kıymet noksanının tazminini istese bile,değeri düşük şeylerin mübadelesi tarafların akdin kurulması anındaki iradelerine uygun olamayabilir,taraflar ayıpsız iki şeyi sübjektif olarak değerde eşit saymışlar,hakim ,şeyin ayıplı olmasının bu sübjektif değer takdirine etkisini nazara almalı ve tazminatı buna göre tayin etmeli,gerekirse akdin feshine gitmelidir.
6-Tecrübe ve Muayene Şartı ile Trampa
Tecrübe ve muayene şartı ile satışlardaki BK.219-220-221 -222.maddeler kıyasen uygulanır.

IV-6098 SAYILI BORÇLAR KANUNUNDA TRAMPA:
Türk Borçlar Kanununda(TBK) trampa ,mal değişim sözleşmesi ismi ile anılmaktadır.818 sayılı BK. da trampanın tanımı yapılmamış olmasına karşın, TBK.282.maddesi “ Mal değişim sözleşmesi, taraflardan birinin diğer tarafa bir veya birden çok şeyin zilyetlik ve mülkiyetini, diğer tarafın da karşı edim olarak başka bir veya birden çok şeyin zilyetlik ve mülkiyetini devretmeyi üstlendiği sözleşmedir.”Yeni getirilen hüküm açık ve daha önceki tartışmaları önleyecek niteliktedir.
TBK.283.maddesi “Satış sözleşmesine ilişkin hükümler, mal değişim sözleşmesine de uygulanır; buna göre taraflardan her biri, vermeyi üstlendiği şey bakımından satıcı, kendisine verilmesi üstlenilen şey bakımından alıcı durumundadır.”ile BK.232.maddesine karşılıktır.
TBK.284.maddesi “Satış sözleşmesinin zapttan ve ayıptan sorumluluğa ilişkin hükümleri uygun düştüğü ölçüde, mal değişim sözleşmesine de uygulanır.”hükmü ile zapttan ve ayıptan sorumluluk satış sözleşmesine atıfta bulunulmuştur.

V-UYGULAMALARLA TRAMPA
1-Kamulaştırmada Trampa
4650 Sayılı Kanunla değiştirilen 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu`nun, "Kamulaştırmada önce yapılacak işlemler" başlığı altında düzenlenen 7`nci maddesi ile, "Satın Alma Usulü" başlığı altında düzenlenen 8`inci maddesi üzerinde durulmasında yarar vardır. Burada önemle vurgulanmalıdır ki; kanunda yapılan değişiklik sonucu, idarelerin tapuda kayıtlı olan taşınmaz mallar hakkında yapacağı kamulaştırma işlemlerinde öncelikle pazarlıkla satın alma veya trampa usulünü uygulamaları esastır.
Kamulaştırma kararının alınmasından sonra kamulaştırmayı yapacak idare, taşınmaz malın bedelini belirleyebilmek için yöntemine uygun bir biçimde kıymet takdir komisyonu oluşturarak taşınmazın tahmini bedelini belirler ve ayrıca bu bedel üzerinden pazarlıkla satın alma ve trampa işlemlerini yürütmek ve sonuçlandırmak üzere üç kişilik bir uzlaşma komisyonu kurar (m. 8).Yargıtay Genel Kurul ,5.12.2007 ,2007/5-932 E.,2007/952K.
2-Ticarette Trampa
Trampa sözleşmesi, şirket birleşmeleri sırasında hisse senetleri değişimi, taşınmaz değişimi,kişilerarası özel işlemlerde(pul koleksiyoncuları arasında )kullanılmaktadır.Hiper enflasyonda trampa yönelimini arttırır.
Örnek: Kliring Uygulamaları
Dış ticaretin hızla geliştiği ve karmaşıklığı günümüzde dış ticarette ülkeler , gümrük tarifelerinde indirimler yapılmıştır. Buna karşılık tarife dışı engeller önem kazanmaya başlamıştır. Tarife dışı kısıtlamalar, dış ticarete müdahale amaçlı araçların tümünü kapsamakta ve büyük çoğunluğu ithalat kısıtlamalarına yönelik olmaktadır. Tarife dışı engeller arasında miktar kısıtlamaları (kotalar), ithalat yasakları döviz kontrolü, damping, sübvansiyonlar, kambiyo denetimi ve kur politikaları sayılabilir. Bu tür müdahale ve kısıtlamalar ülkeler arasında “karşılıklı ticaret” uygulamalarına yol açmıştır.
Sistemin ana ilkesi, ihracatçının ihraç ettiği mal bedeli kadar ithal hakkına sahip olması, buna karşılık ithalatçının ithal ettiği mal kadar mal ihraç etmek zorunda bulunmasıdır. Bu tip ticarette uluslararası bir trampa söz konusu olduğu için dış ticaret işlemleri konvertibl döviz kullanılmadan gerçekleşmekte ve dış ticaret açığı ortaya çıkmamaktadır.
Takasta değişimi yapılan mallar genellikle birbirleriyle ilişkisizdir. İşlem süresi nispeten kısadır ve en fazla iki yıl civarındadır. Bazen her yıl süresi yeniden uzatılan ve yıllarca devam eden, ancak her biri birer yıl süreli takas anlaşmalarına da rastlanır. Özellikle hububat, bakliyat, maden cevheri gibi stratejik mallar bu tür anlaşmalara konu olur. Ancak karşılıklı belirli malları değiştirecek ithalatçı ve ihracatçılar her zaman bulunmayabilir. Bu zorluk aşılmış olsa bile, takasa konu olan mal bedelleri birbirine denk gelmeyebilir. Bu sebeple takas sisteminden vazgeçilerek kliring sistemine geçilmiştir.Kelime olarak denkleştirme veya mahsup gibi anlamlara gelen kliring (clearing),uluslararası ticarette malın malla değişimine dayanan, fakat takastan biraz daha geliştirilmiş bir yöntemdir. Burada ithalatçı ve ihracatçıların tek tek birbirlerini arayıp bulmak ve anlaşma yapmak gibi güç yollara başvurmalarına gerek yoktur. Çünkü bu sistemde karşılıklı olarak hesapları tutmak ve denkleştirmeyi sağlamak amacıyla görevlendirilen merkez bankası (veya kliring ofisi) gibi kuruluşlar devreye girmektedir.

VI-SONUÇ

Trampa ,paranın bulunmadığı ilkçağlarda ticari hayatın başlamasına ve gelişiminde rol oynamıştır. Paranın önem kazanması ile satış sözleşmeleri trampanın önüne geçmiştir.
Günümüzde ülkelerin globalleşme süreci, rekabetin hızı, devletin ekonomiye müdahalesi,döviz değişimleri ile serbest piyasa ekonomisinin çağın gerisinde kalmayarak ticaret hayatının hızına uygun olabilmesi için trampanın (mal değişim sözleşmesinin) fonksiyonu giderek artmaktadır.
Trampaya benzer ancak daha karmaşık sistemleri barındıran barter, kliring gibi sözleşmelerle karşılıklı mal değişimleri ekonomiyi hızlandırmaya yöneltmiştir.

KAYNAKÇA

Nur Ersun, Kahraman Aslan,İslam Ülkeleri Arasındaki Ticaretin Geliştirilmesinde ”Çok Taraflı Kliring Birliği Projesinin Rolü ve Önemi” Muhasebe ve Finansman Dergisi,2010,S.48. Nejat Bozkurt,Ticaretin Felsefesi,Tarihçesi ve Etikle Olan Sıkı Bağına İlişkin Bazı Saptalamalar,Istanbul Ticaret Üniversitesi Dergisi http://www.iticu.edu.tr/yayin/dergi/d2/M00030.pdf TANDOĞAN Haluk,Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri,Vedat Kitapcılık,Istanbul 2008,6.baskı,Cilt 1 GÜMÜŞ Alper,Borçlar Hukuku Özel Hükümler ,Vedat Kitapcılık,Istanbul 2008,Cilt.1 ZEVKLİLER Aydın ,Özel Borç İlişkileri,Seçkin Yayıncılık,Ankara 2002,7.Baskı, YAVUZ Cevdet,Türk Borçlar Hukuku Özel Hükümler,Beta yayınları,Istanbul 1994 ,3.Baskı, TAHİROĞLU Bülent,Roma Borçlar Hukuku,Der Yayınları,Istanbul 2000

----------------
Yazan: F.Bengü Uçarol

PDF dökümanı için tıklayınız.